28 Ekim 2009 Çarşamba

mars :p

unutmusum ben tavla oynamayi :) ama nasil oldu anlamadim bugun elvani mars ettim :D hemide o cayci amcaya ragmen :p senelerdir orada, iste o bildigimiz galata kulesinin altinda ki kahvede calisiyor ve 'performans'indan hic bir sey kaybetmiyor :) zorla mi calistiriolar desem degildir. nedir o adamin tavri oyle.

havalar sogudu sefkili blog. bugun hirkayla bile usudum ben. yagmurda yagiyor. kisliklarimi cikarayim artik. aslinda cogunu bosna da birakmistim. kis geliyor ya gidis mevsimi yaklasti, onu hissediyorum bugunlerde :) cok ozledim aslinda ama yine de uykularim sarajevo ya gitmisligim kabuslariyla geciyor. nasil birsey cozemedim. insan bir muamma vesselam. kendini bile cozemeyeninden hemide.

26 Ekim 2009 Pazartesi

hersey var

filme gittik. imam odasinda kahvalti yapan imam ve birkac arkadasi yasli amca devamli olarak muezzin ve cayci abileri sofraya davet halindeler. (dusundurucu) replik su : "simit var, cay var, hersey var"

hersey var..

birde gecenin 12sinde istiklal boyu simit yedirdin bana sefkili film.

22 Ekim 2009 Perşembe

dreams aborted!

ruya gormek istemiyorum. ruya gormekten uyuyamiyorum..
yoruluyorum. uykularim o kadar sagliksiz ki. oldum olasi bi unsiyet kuramamisimdir ruyalarla. bazen boyle cosuyorlar, birakmiyorlar yakami, tum gunu gecemi berbat ediyorlar. o kadr mudahil oluyorlar ki hayatima.
ruya gormek istemiyorum. ruya gormekten uyuyamiyorum.
istemiyorum.

bir ilac olsa icsem gecse. dreams aborted! :p

15 Ekim 2009 Perşembe

hatice eflenmis!! soyadi bilem deimis yawf.. :))


7 Ekim 2009 Çarşamba

"gorkemli kaybedenler" ne guzel bir isimdir

bugunlerde gunduzleri kutuphane gidiyorum, aksamlari da arkadaslarla galata ya, konak a.
izliyoruz istanbul u. bugunlerde istanbul yine cok guzel. insanin icine sigamayasi sehir.
yine bugunlerde leonard amca cok pis vuruyor.
"senin gözlerinde, beni olmak istediğim gibi tarif eden bir şey vardı..." dedi mesela gecen.
sabah meteforuna calisiyorum. leonard amcanin da kafasi karisik gordum. bi sayfada soylediginden digerinde vazgeciyor, beni de sasirtiyor. 4'de "her sabah uyandigimda kendimi neden bu kadar kotu hissediyorum?" demisken, 51'de "Tanrim, Sabahin Ne Guzel. Eksik Olan Hic Bir Sey Yok" dedi. buyuk harfler kendi tercihiydi. nazim da "kahrederek uyandim" dedi ya. gelmesinler uzerime.
aslinda bugunlerde yeni hic bir sey yok. 'bugunlerde'yi cumle icinde kullanmak bile o kadar gereksiz ki. (zaten gunlerimi anlatma geregimi de bir turlu anlayabilmis degilim, cok canimi sıkıyor, neyse)
ayni hava, ayni su, ayni msn, ayni feysbuk, ayni ben. cok fuzuliyim yine. sair olmayanindan.
gitmeler yetti mi ki, kalmalar yetebilsin..

29 Eylül 2009 Salı

hepsi bu

cok sıkılıorum be blog. cok. agzimi acasim yok, tek kelime edesim, kimseyi goresim, konusasim, dinleyesim.

tek istedigim; "tepedeki cimenlikten seyreylemek su alemi".. hepsi bu.



23 Eylül 2009 Çarşamba

izledim sonunda


Snijeg / Snow

Sarajevo dayken vizyona girmisti, bosnakca bilmedigim icin gidememistim. Aida Begic filmi. Tr de gosterime girmisti yine ben oralardayken, arkadaslara solemistim, gitmislerdi. sonunda bana da izlemek nasip oldu..

aslinda tek kelime yazasi gelmiyor insanin. ne denir ki..

bosna da bi koy, sehirden uzak cok uzak kalmis. icerisinde sadece 4-5 kadin, 3-4 cocuk, bir de yasli bir dedenin yasadigi koyumsu birsey.. koyun erkekleri savasta oldururulmus. cesetleri bile bulunamamis.

recel yapip koye en yakin otoyol kenarinda satarak, gunun birinde “Bosna’nın yarısını besleme” hayaliyle yasayan yalniz ve guclu bosna kadininin hayata tutunma cabasi..

bosna da yasananlari aklim almiyor. Hic bir yerinden tutamiyorum. Hic alisamiyorum. alismak da istemiyorum. orada yasadikca daha da inanilmaz geliyor gecmiste yasananlar. o kadar uysal, o kadar naifler ki. bu akil almaz katliami gerceklestirenler nasil motive, nasil tahrik olmuslar ki boyle bir milletin soyunu kurutmaya tum hucreleriyle inanmislar.. hayatlarinda ikinci birseye bu kadar inanmislarmi ki bunca seyi yapabilmisler. aklim almiyor.

simdi bir arada yasiyorlar, yuzyillardir oldugu gibi. sehir bagiriyor avazi ciktigi kadar, dort bi tarafini saran sehitlikleriyle, kevgire donmus binalariyla. cok yara aldim diyor, delik desik edildim, cok masum can verdim. ama bosna halki -o topraklarin gercek sahipleri- oyle naif ki hala. her gece kaybettigi kocasina, cocuguna aglayan anne gunduz ustunu orttugu acisiyla sessizce dolasiyor sehrin sokaklarinda, 3 millet, 3 din, onca mezhep arasinda..



ps: birde tr muslumanlarinin durumu var ki o da icler acisi. kardesinden habersiz. bosnada kendilerinden haberdar olan, seven, kalbi onlarla birlikte atan onca insanin varligindan haberdar olsalar havalarindan yanlarina yanasilmaz, o da ayri mevzu.