21 Ekim 2012 Pazar

kuzguncuk'taydik bugun. ne guzel mekansin..

"damarlarina papatyalar doldurarak
bir serinlik olup dunyaya sokulmak.."

7 Ekim 2012 Pazar


fishawi'deki selpakci dostum fotograftaki :) baloncuk oyuncagim karsiligi yanagima bir opucuk konduruveren sevimli dost :) kahire unutulmayacaklari arasinda. bir omur aklimdan cikmasin diye ara ara kendime hatirlatacaklarimdan..

simdilerde bu korku ile yasiyorum. kahire'yi unutacagim korkusu.. kahire'yi, buyusunu, kesmekesini, ayaklarima busadan kirini, pasini, fishawi'sini, nil'ini unutacagim korkusu..

kahire.. kemal sayar'in deyimiyle o kadar diri ki, ölülerin nefesini bile hissedebilirsiniz.. muthis bir gecmis, muthis bir gizem. sehir, ve gecmisi adeta bagiriyor, yasandik diyor. hissetmemek mumkun degil..
"sehir kir pas icerisinde kalmak pahasina tarihini ve gecmisini korur" demis kemal sayar yine ayni yazisinda kahire icin. sehrin pisliginden dem vuran onca yazi bu deyis kadar yerli yerine oturuyor mu?..

kahire sanirim bir omur fishawi'sinin derin dinginligini ozleyecegim bir yer olarak kalacak.. felluca'da libya'li kaptanin cesaretlendirmesiyle gozlerimi kapayip ayaklarimi nil'in sularina daldirdigim anda hissetigim yumusaklik, naiflik ile haitrlanacak... al azhar'in gonule gelip yerlesiveren huzuru olacak ozlenen..

ve o sabah nil'de gun dogumunu izlemek icin gun agarlamadan sokaklarina dokuldugumuz kahire, kendini tum ciplakligi bize gosteriveren kahire.. sokaklarda uyuyan evsiz insanlari, uyanip, dogrulmalari ile battaniyelerini katladiklari gibi yasama dahil olan, sokakta kurulu sergilerden yaptiklari kahvaltilariyla gune hizla karisan kahire insanlari..
alin teri dokup kazanamadiklariyla, kazanip ellerinden alinanlarla var olan halki..
sizler de ozleneceksiniz.. cunku -oyle icten istiyorum ki bunu- tarihinde onemli bir donemecine taniklik ettigimiz kahire'yi guzel gunler bekliyor. yasananlari unutturacak guzel gunler..

iste bunlar da guzel gunlerin habercisi, guzel kuslari..





15 Temmuz 2012 Pazar

uzun zamandir yazmaz oldum. en azindan gittigim gordugum yerleri yazayim diyorum, bakiyorum da gezmisim, ama epey yazmamisim.

subat sonunda paris, amsterdam yaptik ornegin.

paris'in cok abartildigini dusunurdum, popularitesi degerini dusuruyordu sanki. gidince oyle olmadigini anladim. nedense cok romantik geldi bana da. amsterdam ise enteresan. kiyametin kopmasina sebep olacak gibi.

paris'ten akilda kalanlar;
sen nehri kenarinda kitap, hediyelik, cerci comlek satan harika, estetik sergileri,
lezzetli krepleri,
kulesinin isiklari,
kibar insanlari,
dillerinin fonetigi, bogazdan cikarilan yumusak g'imsi sesin guzelli,
le petit poucet'de yapilan kahvaltisi, kibar garsonunun yemek istediklerimiz konusnda yaptigi uyarilari, yiyebilecegimiz bir sandvic cikarabilmek icin asci ile gorusmeleri :)
sorbone'u,
trocadero'da kipirtisiz eyfel izleyen cocugun romaztizmi,
binlerce kilidi korkuluklarina takip, anahtarini sen'e atan binlerce asigin simdi birbirlerini coktan unutmus olduklarini hissetiren asiklar koprusu,
eyfel onundeki atli karincayi izlerken, dinlerken mutluluktan öldureyazmalari,
bir ikindi vakti namaz kilacak yer ararken sen kenarinda oturulan yerin huzuru,
cafeleri,
montmantre'si,
sokaklari,
sokaklari,
ve sokaklari..

ve birkac fotograf.

martta kutsal topraklar ki anlatmasi cok zor..
nisanda cok sevilen bosna'ya bu kez cok sevilen bir arkadasla gitmek..
simdi ise bir ara, ta ki agustos sonuna kadar. guzel yerler, guzel gunler. dilerim hayat gezmeksiz gecmesin.

insan birikmezse, gidip gorse dahi birikemezse, yazamiyor. bu da kaniti.

15 Aralık 2011 Perşembe

gectigimiz hafta sonu beyrut'tadik..

ptesi sabah henuz beyrut ta iken, mesaiye yetisip 'hayat'a kaldigi yerden devam etmek; fotografta oldugu gibi lunaparkin, nesesinin copluge donusmesi gibi, terketmek, terkedilmek gibi..


fotograflar sayda da cekildi, lubnan da.

7 Aralık 2011 Çarşamba

ölüm hak.

mutlak.

bunu anlamak kolay.

zor olan, buralari terkedip gidenin yokluguna alismak..

24 Ekim 2011 Pazartesi

heryerden saldiran irkci soylemlere dayanamaz, depremden, teror olaylarindan cok bunlara yaralanir olmusken.. soz soylemenin beyhudeligine, yanki bulup ulasmayacagina inanmis, agzini bile acmaz olmus, hem acsan da yetemeyeceginin bilinci icindeyken.. bir vurucu soz duyarsin ki gerisi bostur, beyhudedir, yetersizdir, sönuktur, hicbirseydir. yapilacak en iyi sey sonuna noktayi koymaktir.

"Müslüman kardeşinin uğradığı felâketi sevinçle karşılama! Allah onu rahmetiyle o felâketten kurtarır da seni musîbetle imtihân eder."

4 Ekim 2011 Salı

kokulardir ya gecmisin anlarini bugun gibi canlandiran, ayaga kaldiran, iste bu sebeple ictigim cayla portobello da sayilirim su an. tezgahin birinden cay almis, british guy yarisini anladigim yarisini anlamadigim agir aksaniyla konusurken de tek tek koklamistik cesitleri. donerken caylar arkadasin valizinde kaldi. bugun aldim. londra dan doneli 1.5 hafta olmus ama ben yine de portobello da sayilirim su an :) o kadar canlandi ki izi zihnimde..

iciyor oldugum cayin ismi de cok guzel ki; nothing hill :)



bu da aldiginiz yerin internet sitesiymis.
http://www.yumchaa.com/